Güncel Analiz

Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Gündeme Dair Analizler

Paylaş:

ARTIK İŞ BİTTİ, DİKTATÖRLÜK KURULDU!

Eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan’ın, AKP’li Milletvekilleri tarafından Meclis’e sunulan kanun teklifine ilişkin olarak: “Önerilen değişiklikle, Cumhuriyetimizin Cumhuriyet Savcılığına son veriyorlar” demesini değerlendiren Alparslan Kuytul Hocaefendi şunları söyledi:

AKP’li Milletvekilleri tarafından sunulan tasarıya göre; savcılar bir konuda soruşturma başlatmak istedikleri zaman, o şehrin başsavcısı o soruşturmayı engelleme yetkisine sahip olabilecek. Başsavcıları; hâkim güçlerin, iktidarda olanların, devletin ve derin devletin aleyhinde olabilecek soruşturmaları durduracak zihniyete sahip olanların arasından seçtiklerinde artık onların aleyhinde hiçbir soruşturma yapılamayacak. Kendi aleyhlerinde olabilecek soruşturmaları engellemek için birkaç tane barikat koymuşlardı. Savcı bir barikattı, vali bir barikattı, şimdi de başsavcıları barikat yaptılar. Kendi aleyhlerinde olabilecek soruşturmaları bir de bu yöntemle engelleyecekler.

Savcı ve vali barikatı basit olaylar içindi. Daha büyük olaylar için ise başsavcı barikatını getirdiler. Türkiye bugünlerde Sedat Peker’in iddialarını konuşuyor. Diyelim ki bir savcı her şeyi göze alarak bu iddialarla ilgili soruşturma başlatmak istese bu soruşturmayı başsavcı engelleyebilecek. Bu şekilde bir düzen kurdular. Kademe kademe çemberi daraltıyorlar. Her gün diktatörce uygulamalar artıyor. Kendileri Allah’ı ve Allah’ın kitabını eleştiriyorlar ama insanlar onları eleştiremiyor ve millet buna susuyor. Artık iş bitti, diktatörlük kuruldu.1

ELEŞTİRİLMESİ GEREKEN İSLAM DEĞİL PARTİ METODUDUR

Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan’ın: “Benim de mensubu olduğum İslamcı ideolojinin neredeyse bütün tezlerinden vazgeçtiğini itiraf etmeyi borç bilirim” demesini değerlendiren Alparslan Kuytul Hocaefendi şunları söyledi: Bununla eğer kast ettiği: “AKP İslamcılığı bitirdi, Müslümanları laikleştirdi ve insanları İslam’dan nefret ettirdi. Müslümanlar iktidara gelirlerse ne adalet ne takva kalıyor, saraylarda yaşıyorlar, hiç kimsenin yapmadığı kadar ceplerini dolduruyorlar” ise; evet doğru, AKP İslam’a ve Müslümanlara böyle bir zarar verdi ama burada önemli olan nokta şudur: AKP İslamcı bir parti değildir. Tayyip Erdoğan da hiçbir zaman “İslamcı bir partiyiz” demedi. Hatta laikliği tavsiye etti. Başörtüsü sorunu varken bile “Başörtü sorununu halledeceğiz” demedi. Derin devlet müsaade etti, başörtüsüne izin verildi. Dolayısıyla AKP’ye bakıp “İslamcılık başarısız oldu” denilemez. Parti metodu, her tavizi vermeyi gerektiriyor. Tavizin sonucunda da bu durum ortaya çıkıyor. Bir de sağlam, takva sahibi, iyi eğitim görmüş Müslüman bir kadro olmadığı halde o makama gelindiği zaman kadrolara menfaatçiler, hırsızlar, ehil olmayanlar yerleştiriliyor. Dolayısıyla burada eleştirilmesi gereken şey parti metodu ve Türkiye’yi kadrosuz idare etmeye kalkışma hatasıdır.

Kılıçarslan bu sözüyle eğer: “İslam’ın bir hayat nizamı olmadığını, İslam Medeniyetinin bu çağa uygun olmadığını anladık” diyorsa bu küfürdür. İnşallah kastı o değildir. AKP İslam’la değil, laik kanunlarla hükmetti. Başarısızlık, laikliğin ve sistemin başarısızlığıdır; kadrosuz bir şekilde büyük işlere kalkışmanın sonucudur. Dolayısıyla AKP’nin başarısızlıklarını ya da AKP döneminde olan yanlışları bahane edilip İslam suçlanamaz; “İslamcılık bitti, İslam Medeniyeti olmaz” denilemez.2

TÜRKİYE’DE ARTIK MAFYA USULÜ ÇALIŞILIYOR

Sedat Peker’in, gazeteci Veyis Ateş’in bir iş adamından 10 milyon Euro istediğini iddia etmesi üzerine Veyis Ateş’in sessiz kalmasını ve Habertürk’teki görevinden istifa etmesini değerlendiren Alparslan Kuytul Hocaefendi şunları söyledi: Bu olay Türkiye’de artık mafya usulü para kazanıldığını gösteriyor. Yalnız mafyalar mafyalık yapmıyor, siyasetçiler, gazeteciler, hâkimler, savcılar, istihbaratçılar, emniyetçiler de mafyalık yapıyorlar. Çok sayıda insan bu yolla zengin olmuş vaziyette. Veyis Ateş, Cem Küçük, Hadi Özışık ve kardeşi Süleyman, bizimle uğraşan gazetecilerden birkaçıydı. Onlar da bu devran sayesinde zengin oldukları için bu devranın devam etmesini istiyorlardı. Biz de bu devranı eleştirdiğimiz için konuşmamız hoşlarına gitmiyor ve bize saldırıya geçiyorlardı. Demek ki bizimle uğraşmalarının sebebi bu kişilere görev verilmiş olmasıymış.

 Görevde olan ya da emekli olan birkaç istihbaratçı bir araya geliyorlar -Türkiye’yi paylaştıklarını tahmin ediyorum- o bölgenin zenginlerine çöküyorlar. O yüzden sürekli operasyon oluyor. İş FETÖ operasyonlarından zengin olma operasyonlarına dönüşmüş durumda. Görünen o ki bu iktidar kaldığı müddetçe bu durum devam edecek. Çünkü yapılanları örtbas ediyorlar.3

DEVLETİ KİMLER İDARE EDİYOR!

Erdoğan’ın, ABD Başkanı Biden ile görüşmesinin olumlu geçtiğini söylemesini ve 1915 olaylarının gündeme gelip gelmediği sorusuna: “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” demesini değerlendiren Alparslan Kuytul Hocaefendi şunları söyledi: Amerikan devleti resmi olarak ilk defa Başkan Biden zamanında Türkiye’yi Ermenilere soykırım uygulayan bir devlet olarak tanıdı. Erdoğan, toplantıya gitmeden evvel: “Bu konuyu gündeme getireceğiz” dedi. Bu konuyu gündeme getirmesi gereken Erdoğan olduğu halde, konuyu gündeme getirmiyor; Amerikan başkanının gündeme getirmemesinden de gayet memnun oluyor. Bir devletin başkanı ancak bu kadar mağlup olabilir. “1915 olayları çok şükür ki gündeme gelmedi” demek, Türkiye çok zor durumda artık konuşamıyor, demektir. Ortada tamamen mağlubiyet ve rezalet var. 1915’te Ermenilere soykırım yapıldığı iddiası kabul edildi ve bunu reddedemediler, yüzlerine karşı söyleyemediler, nasıl yaparsınız diyemediler ve çok şükür ki bu konu gündeme gelmedi, diyorlar. Yazıklar olsun!4

GERÇEK REİSİN KİM OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR

Mehmet Metiner’in : “Yeni bir kucaklaşma, yeni bir helalleşme ve yepyeni bir başlangıç için Reis’in düğmeye basması şart” ifadelerini değerlendiren Alparslan Kuytul Hocaefendi şunları söyledi: Birinci husus: Mehmet Metiner böyle diyor ama ben Reis’in düğmeye basabileceğini hiç zannetmiyorum. Aslında ben artık Reis’in Reis olduğunu da zannetmiyorum. Bu ülkede MHP’nin, istihbaratın istediği olmaktadır; AKP’nin istediği olmamaktadır. İkinci husus: Son 6-7 yıldır bu ülkede o kadar çok haksızlık ve zulüm yapıldı ki artık Erdoğan’dan nefret eden milyonlar var. Ayrıca hükümet çevresindeki nice insanlar memleketi yiyip bitirdiler. Bu saatten sonra kimse hakkını helal etmez. Üçüncü husus: Ben, Erdoğan’ın artık helalleşebilecek bir halinin kaldığını zannetmiyorum. Hâlâ dışlayıcı, karşıdakileri ötekileştirici, onları düşman gibi gören üslubuna devam ediyor. Hâlâ kendi gibi düşünmeyenlere vatan haini, FETÖ’cü veya PKK’cı gözüyle bakmaya devam ediyor. Bir konuda yumuşama görmedik. ‘Yargı reformu’ diyorlar fakat sorun kanunlardan değil telefon açıp hâkimleri kanun dışına çıkartanlardan kaynaklanıyor. Zulme uğrayanların hiçbiri de hakkını helal etmez. Herkes kendi çektiğini bilir. Ne Tayyip Erdoğan’da helalleşecek bir anlayış kaldı ne de millette ona hakkını helal edecek bir hal kaldı. Ben böyle bir şeyin mümkün olacağını sanmıyorum.5

  1. com/watch?v=Ako19iD_vP0
  2. com/watch?v=kn6XntqZ9rs&t=10s
  3. com/watch?v=EqikcVUfigA
  4. com/watch?v=ka6AzVoA3cs
  5. com/watch?v=yV5FAu7cIPI