Furkan Aile

Çocuk Yetiştirmede Nebevî Yöntem

Paylaş:

NEBEVÎ YÖNTEM*

A)           Çocuğun Kendisine Olan Güvenini Geliştirmek

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, çocuğun kendine olan güvenini geliştirmek için birtakım usuller tatbik etmiştir. Bu usuller şunlardır:

1. Çocuğun iradesini kuvvetlendirmek: 

Bu da iki şeye alıştırmakla gerçekleşir:

a) Sır saklamak:  Verilen sırları saklayıp, başkasına ifşa etmemeyi öğrenen çocuğun iradesi sağlam olur ve dolayısıyla kendine olan güveni gelişir.

b) Oruç tutmak: Açlık ve susuzluk karşısında oruç tutmaya dayanan ve devam eden çocuk, nefse karşı zafer neşesini hisseder. Buna bağlı olarak da hayatın sıkıntıları karşısında iradesi kuvvetlenir ve kendine olan güveni artar.

2. Çocuğun içtimaî yönden kendine olan güvenini geliştirmek:

Çocuk, evin ihtiyaçlarında ve anne-babasının işlerinde onlara yardımcı olduğunda, büyüklerle oturup onların sohbet ortamlarına katıldığında içtimaî açıdan kendine olan güveni ve itimadı artar.

3. Çocuğun ilmî yönden kendine olan güvenini geliştirmek:

İlmî yönden çocuğun kendisine olan güven ve itimadı, başta Kur’an-ı Kerim’i, Rasulullah’ın sünnet ve siyerini öğrenmesiyle gerçekleşir. Böylece çocuk daha küçüklüğünde temel birçok bilgiyi elde ederek ilmî yönden kendisine olan güveni sağlamış olur. Çünkü o, bid’at ve hurafelerden, asılsız ve uydurma şeylerden uzak bir şekilde ilmin özünü ve hakikatini almıştır.

B) Teşvik ve Korkutmak

Bir yandan teşvik etmek, diğer yandan korkutmak ve sakındırmak, çocuğun olgunlaştırılmasında faydalı olan psikolojik bir yoldur. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu yolu çoğu zaman kullanmıştır. Bunların başında ise; anne babaya iyilik gelmektedir. O, anne babaya iyilik etmeyi teşvik etmiş, onlara isyan etmekten de sakındırmıştır.1

C) Çocuğun Arzusunu Yerine Getirmek ve Onun Gönlünü Hoş Etmek

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, çocuğun birçok psikolojik probleminin çözümü konusunda gerçekten de önemli bir kaide ortaya koymuştur. Her zaman olmasa bile, çoğu zaman bu da özellikle küçük çocukların eğitiminde faydalı bir yoldur. Bu yüzden onların arzu ve isteklerine cevap vermek ve gönüllerini almak gerekir. Bunun yapılması durumunda onların ruhu açılır, sevinirler ve bir canlılık gösterirler. Aksi halde kin ve öfkeleri artar, aptallaşırlar ve hiç de hoş olmayan şeyler yaparlar.

Muâviye’nin oğlu Yezîd anlatmaktadır: “Babam Muâviye, Ahnef b. Kays’a bir haber göndererek gelmesini istedi. Gelince babam ona: ‘Ey Ebû’l-Bahr! Çocuklar hakkında ne dersin?’ diye sordu. Ahnef: ‘Ey Mü’minlerin Emiri! Çocuklar gönüllerimizin meyveleri ve sırtlarımızın dayanaklarıdır. Biz onların ayakları altında yumuşak arazi, üstlerinde de onlara gölge olan bulut ve gökyüzü durumundayız. Onlar sayesinde büyük nimetlere kavuşuruz. Onlar bir şey istediklerinde ver, öfkelendiklerinde onları yatıştırmaya çalış ve gönüllerini al ki, onlar da sana sevgi ve saygıda kusur işlemesinler ve senin için gereken iyiliği yapsınlar. Onlara ağır yük olma ki, senin hayatından bıkıp da ölümünü arzu etmesinler ve yanında olmaktan nefret etmesinler!’ dedi.”2

D) Tekrarın Çocuk Ruhuna Etkisi

Çocuk da diğer yetişkin insanlar gibi unutkan bir varlıktır. Allah-u Teâlâ, tüm canlı varlıklar içinde ona mesuliyet ve mükellefiyeti olmayan uzun bir çocukluk dönemi vermiştir. Teklif çağına hazırlık safhası olan bu dönemde melek onun yaptıklarını kayda geçmez. Bu konuda Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmaktadır:

“(Mükellefiyet ve mesuliyet) kalemi üç sınıftan kaldırılmıştır (yaptıkları tescil edilmemektedir): Uyanıncaya kadar uyuyandan, ergenlik çağına varıncaya kadar çocuktan ve akıllanıncaya/ayılıncaya kadar deliden...”3

Tekrarın çok yapılması, eğitim psikolojisi açısından çocuk üzerinde yaptırım gücü olan etkili bir prensiptir. Bu prensibin dayanağı Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in; “Yedi yaşında iken çocuklarınıza namaz kılmalarını emredin, on yaşına geldiklerinde kılmadıkları taktirde ise onları hafifçe dövün” hadisidir.

Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem İslam’da çok önemli bir ibadet olan namazı çocuğun ruhunda kökleştirmek için, üç yıl aralıksız olarak tekrarın yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Namazın ehemmiyeti herkesçe malumdur. Bundan dolayı Kur’an-ı Kerim şöyle buyurmaktadır: “Aile efradına namazı emret. Kendin de ona sabırla devam et.”4

O halde, aralıksız üç yıl sabır göstererek namaz emrinin çocuğa hatırlatılması ve tekrar edilmesi gerekir. Bu üç yıllık zaman diliminde, her namaz vakti anne baba tarafından çocuğa hatırlatılan namaz emri matematiksel olarak hesap edilecek olursa, önümüze mühim bir tablo çıkar. Bu tablonun matematik işlemi şöyledir: (5 x 365) x 3 = 5475 demek oluyor ki; üç yıl içinde çocuğa namaz 5475 defa tekrar edilmektedir. Şüphesiz bu uygulama, tekrar prensibinin çocuk ruhunda meydana getirdiği tesiri açıkça göstermektedir. Bu yüzden hiç ümitsizliğe kapılmadan tekrara devam edilmelidir.

Büyük sahâbî Abdullah b. Mes’ud Radıyallahu Anh, tekrar prensibinin farkında olduğu içindir ki anne babaya şu mesajı vermektedir: “Çocukları iyilik ve güzelliğe alıştırınız! Çünkü iyilik ve güzellik (hayır) bir alışkanlık meselesidir.”

* Said Abdu’l Azim’in aynı adlı eserinden alıntı yapılmıştır.

1- Muhammed Nûr Süveyd. Peygamberimizin Sünnetinde Çocuk Eğitimi

2- Gazzalî, İhya, II, 218.

3- Buhârî, Hudûd, 22

4- Tâhâ, 132.