Furkan Aile

Evliliğe İlk Adım: Evlilik Görüşmesi ve İncelikleri -4

Paylaş:

Önceki sayılarda aile sayfamızda İslami usullere göre evlilik sürecinin nasıl olması gerektiğini konuştuk. Ancak günümüzde gençlerin çokça sorduğu bir mesele var ki bu konuyu da ele almadan bu bahsi bitirmek istemedik: “Flört haramsa, hiç tanımadığımız biriyle nasıl evleneceğiz?”

“FLÖRT HARAMSA NASIL EVLENECEĞİZ?” SORUSU HAKKINDA

Öncelikle kişinin doğru eşi seçme gayesiyle de olsa karşı cinsle gezmesi, uzun süreli konuşmalar, görüşmeler yapması caiz değildir. Bugün gençler “Tanımadan nasıl evleneceğiz?” diyerek Allah’ın müsaade etmediği yollarla sözde birbirlerini tanımaya çalışıyorlar. Kesin bir dille söyleyelim ki flört haramdır. İsterse evlenme maksadı taşısın fark etmez. Peki hiç tanımadığı bir kişiyle insan nasıl evlenir?

Bilinmelidir ki, evlilik Allah’ın ayetlerinden bir ayettir. Zira Rum Suresi 21. ayette Rabbimiz Azze ve Celle: “Onlarla ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi O’nun ayetlerindendir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için ibretler vardır” buyurmuştur. Ayette iki duygudan bahsedilmiştir: Sevgi ve merhamet... Allah Azze ve Celle’nin özellikle bu iki duyguyu vurgulaması, bu duyguların evliliği devam ettiren en önemli etkenlerden olduğunun göstergesidir. Bu duyguları ise Allah Azze ve Celle evlilikle birlikte eşlere ikram etmektedir. Bunun olmasının ön koşulu ise evlenecek tarafların öncelikle Allah’tan korkmasıdır. Rabbimiz: “Kim Allah’tan korkup sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir. Ona tahmin etmediği yerden rızık verir”1 buyuruyor. Evlilikteki muhabbet de bir rızıktır. Yine başka ayetlerde de muhabbeti Allah Azze ve Celle’nin nasip ettiği şu şekilde vurgulanmıştır.

“Müminlerin kalplerini birleştirip/kaynaştıran da O’dur. Sen dünyanın bütün servetini harcasaydın da onların gönüllerini birleştirip kaynaştıramazdın, fakat onların aralarını Allah düzeltti.”2

“İnanıp salih ameller işleyenler için Rahman, (kalplerde ve gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.”3

Allah’ın kalplere muhabbet vermesine hadisten bir örnek ise şu şekildedir: “Allah bir kulunu sevdiği zaman Cebrail’e: ‘Ben filanı seviyorum onu sen de sev!’ diye emreder. Cebrail onu sever ve sonra gök halkına: ‘Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz’ diye seslenir. Gök halkı da o kimseyi sever, sonra yeryüzündekilerin kalbinde o kimseye karşı bir sevgi var eder.”4

Kim Allah’ın sınırlarını korursa, haramdan sakınırsa, evlendiğinde eşinin hakkına girmekten korkar ve sorumluluklarını hakkıyla yerine getirmeye çalışırsa Allah da onun işlerini yoluna koyacak, muhabbet nasip edecek, evliliği ve gereklerini onun için kolaylaştıracaktır. Kim de evliliğine haram bir yolla başlarsa Allah’ın rahmetinden mahrum kalacak, Allah onu dünyanın zorluklarıyla baş başa bırakacaktır.

Allah evlilik sonrası eşler arasında öyle bir sevgi ve bağlılık meydana getirir ki, sanki tüm geçmişleri berabermişçesine “bir” olurlar. Eğer Allah bunu nasip etmeseydi kısa bir süre zarfında bu mümkün olmaz, belki onlarca yıl gerekirdi ki alışıncaya kadar ömür biterdi.

İkinci olarak, flört ederek karşı tarafı tanımak imkânsızdır. Kişi kendisini karşı tarafa kabullendirme kaygısı taşıdığında hareketlerinde hassas olur, konuşmalarına dikkat eder, gerçek benliğini ortaya koymaz. Evlendiğinde artık tüm maskeleri çıkarır ve o vakit gerçek karakterler ortaya dökülür. Evlenmeden önce yıllarca birlikte olunsa dahi evlendikten sonra taraflar şaşkınlık yaşayacaktır. Toplumda 3-5 yıl flört ettikten sonra evlenip de kısa bir süre sonra “evlendikten sonra çok değişti, mutlu olamadık” deyip ayrılanlar çokça karşımıza çıkmaktadır.

Özellikle internet ortamında kişi kendisine hayali bir karakter oluşturup onu oynar. Aslında gösterdiği kişi kendisi değil, karşı tarafın beğenip kabulleneceğini düşündüğü hayali kişidir. İnsanlar asla zayıf yanlarını, başarısızlıklarını, çirkinliklerini bu mecralarda paylaşmaz. Ancak bu eksiklik ve zaafların varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Sanal mecrada tanışıp evlenmelerde bu problem ziyadesiyle yaşanmakta, bu evlilikler genellikle olumsuz bir şekilde sonlanmaktadır.

Üçüncü olarak, insan karşı tarafı tanımak için buluştukça, konuştukça muhabbet gelişir. Düğün öncesi muhabbetin aşırı gelişmesi güzel gibi görünse de aslında çok büyük bir tehlikedir. Zira insan muhabbet duyduğu kimsenin kusurlarını görmez, hatalarını fark etmez, sözüne güvenir, ona kötülüğü yakıştırmaz. Hâlbuki birçok problem flört ve nişanlılık durumunda kendini ayan beyan göstermiştir ama taraflar bunu görmek istememiştir. Tüm olumsuzlukları olumlu yorumlamak istemişlerdir.

Taraflar İslam fıkhına uygun bir şekilde tanışınca, kişi nişan sürecinde karşı tarafı dikkatle gözlemleyebilir, herhangi bir problem olduğunda, duygusal davranmayıp mantığıyla hareket edebilir ve gerektiğinde ilişkiye tam da olması gerektiği zamanda ve de olması gerektiği şekilde müdahale edebilir. Bilinçli ve İslam’a uygun bir tanışma sürecinin ardından evlenmiş olanlar şunu çok rahat söyleyebilmektedirler: “Eşim başta neyse evlendikten sonra da aynı.” Hatta birçoğu umduğundan çok daha iyi bir eşle karşılaştığı için çok daha mutlu olmaktadır. “Önceden hiç böyle değildi, çok değişti…” gibi cümleleri evlilik sürecini bilinçli geçirmiş kimselerden duymazsınız.

Takvaya dikkat ederek evlilik sürecini yürütmek isteyenler eş adaylarını gerçekçi bir şekilde onu tanıyanlara sormak suretiyle daha gerçekçi tanıyabilirler. Efendimiz’in: “Kişi arkadaşının dini üzeredir”5 buyurduğu gibi evleneceğiniz insanı arkadaşlarından, akrabalarından, komşularından, iş arkadaşlarından, ona eğitim veren hocasından, onunla birlikte çalışan insanlardan tanıyanlar gerçekçi bir tanıma sürecine girmiş olurlar. Hatta dinimizin gıybete müsaade ettiği birkaç alandan biridir, evlenecek kişinin olumsuz yanlarını söylemek. İslam gıybete razı olmuş flörte giden yola set örmüştür. Çünkü Rabbimiz ‘zina etmeyin’ değil ‘zinaya yaklaşmayın’ buyurmaktadır. Zina bir şehir ise flört bu şehre giriş kapısıdır.

Son olarak da şunu söylemek gerekir, kişi evlilikte yaşayacaklarını önceden yaşayınca evlilik heyecanını kaybeder. Hem evliliğin heyecanını kaybetmemesi hem tertemiz nesillerin yetişmesi için harama hiç bulaşmadan evlilik nimetine ulaşmak için çaba sarf etmek gerekir. Hatta eğer haram ile başlamış bir ilişki varsa bu ilişki derhal sonlandırılmalıdır. Besmele ile başlamayan işte hayır olmadığı6 gibi haram ile başlayan ilişkide de hayır yoktur, olmayacaktır. Bu ilişkiyi Allah korkusuyla sonlandırmak fiili bir tövbedir.

  1. Talak, 2, 3
  2. Enfal, 63
  3. Meryem, 96
  4. Müslim
  5. Tirmizi
  6. Ebu Davud