TRUMP’IN BARIŞ PLANI HAKKINDA
Gazze’de yaşanan katliam olanca acımasızlığıyla devam ederken Gazze’deki ablukayı kırmak için yola çıkan Sumud Filosu’na da İsrail ordusu, Gazze yakınlarında el koydu. Yaşanan olaylar dünya çapında gözleri Gazze’ye çevirmeye ve küresel çapta tepki ortaya konmasına sebep oldu. Amerika Başkanı Trump ise gelen tepkiler üzerine Gazze Barış Planı’nı açıkladı:
1. Gazze, radikalleşmeden arındırılmış, terörden uzak bir bölge olacak ve komşularına tehdit teşkil etmeyecek.
2. Gazze, yıllardır acı çeken halkın yararına yeniden inşa edilecek.
3. Taraflar planı kabul ederse savaş derhal sona erecek. İsrail güçleri rehinelerin serbest bırakılmasına hazırlık için belirlenen hattın gerisine çekilecek. Bu süre boyunca tüm askeri operasyonlar askıya alınacak ve cephe hatları sabit kalacak.
4. İsrail’in anlaşmayı kabulünden itibaren 72 saat içinde tüm rehineler -sağ veya hayatını kaybetmiş- geri verilecek.
5. Rehinelerin iadesinin ardından İsrail, ömür boyu hapis cezası alan 250 mahkûmu ve 7 Ekim 2023’ten sonra gözaltına alınan 1.700 Gazzeliyi (kadın ve çocuklar dahil) serbest bırakacak. İsrailli bir rehinenin cesedi karşılığında 15 Gazzelinin cenazesi iade edilecek.
6. Tüm rehineler iade edildikten sonra, silah bırakıp barış içinde yaşama taahhüdü veren Hamas üyelerine af tanınacak. Gazze’den ayrılmak isteyenlere güvenli çıkış imkânı sağlanacak.
7. Anlaşma imzalanır imzalanmaz, insani yardımlar derhal Gazze’ye ulaştırılacak. Yardımlar; su, elektrik, kanalizasyon altyapısı, hastane ve fırınların onarımı ile enkaz kaldırma ve yol açma ekipmanlarını kapsayacak.
8. Yardım ve malzeme girişleri, tarafların müdahalesi olmaksızın BM, Kızılay ve bağımsız uluslararası kuruluşlar aracılığıyla yapılacak. Refah Sınır Kapısı, 19 Ocak 2025 anlaşmasındaki mekanizma uyarınca açılacak.
9. Gazze, geçici süreyle teknokratlardan oluşan tarafsız bir Filistin komitesi tarafından yönetilecek. Bu komite uluslararası bir “Barış Konseyi” tarafından denetlenecek. Konsey’in başkanlığını Donald Trump üstlenecek, üyeler arasında eski İngiltere Başbakanı Tony Blair de yer alacak.
10. Trump’ın öncülüğünde özel bir ekonomik kalkınma planı hazırlanacak. Bölgenin yeniden inşası için uluslararası yatırımlar çekilecek.
11. Tercihli gümrük ve ticaret koşullarına sahip özel bir ekonomik bölge kurulacak.
12. Hiç kimse Gazze’den zorla çıkarılmayacak. Ayrılmak isteyenler serbestçe gidip dönebilecek. Halkın bölgede kalması ve “Yeni Gazze’yi” inşa etmesi teşvik edilecek.
13. Hamas ve diğer silahlı gruplar Gazze yönetiminde hiçbir şekilde rol almayacak. Tüneller ve silah üretim tesisleri dahil tüm askeri altyapı yok edilecek. Gazze, bağımsız gözlemciler eşliğinde tamamen silahtan arındırılacak.
14. Bölgesel ortaklar, Hamas ve diğer grupların yükümlülüklerine uymasını garanti edecek.
15. ABD, Arap ve uluslararası ortaklarla birlikte Gazze’ye konuşlanacak geçici bir Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) kuracak. Bu güç, Filistin güvenlik güçlerini eğitecek, Mısır ve Ürdün’le iş birliği yapacak.
16. İsrail, Gazze’yi işgal etmeyecek veya ilhak etmeyecek. ISF bölgede kontrolü sağladıkça İsrail ordusu aşamalı olarak çekilecek. Güvenlik sağlanana kadar sınırlı bir güvenlik kuşağı varlığını sürdürecek.
17. Hamas’ın planı reddetmesi durumunda, yardımlar ve yeniden inşa süreci IDF’nin ISF’ye devrettiği “terörden arındırılmış” bölgelerde başlayacak.
18. Filistinliler ve İsrailliler arasında hoşgörü ve barışçıl birlikte yaşamı teşvik edecek dinler arası diyalog süreci başlatılacak.
19. Gazze yeniden inşa edilirken ve Filistin Yönetimi reformlarını tamamladığında, Filistin halkının devlet kurma hedefi için gerçekçi bir yol haritası ortaya çıkacak.
20. ABD, İsrail ve Filistin arasında barışçıl bir gelecek için siyasi bir ufuk belirlemek üzere diyalog başlatacak.
Hamas, Trump’ın 30 Eylül 2025’te açıklanan Gazze Barış Planı’na resmi yanıtını 3 Ekim 2025’te Katar’ın başkenti Doha’da yayınladı. Açıklama, Hamas sözcüsü Musa Ebu Marzuk tarafından El Cezire’ye yapıldı ve Katar ile Mısır aracılığıyla resmi bildiri olarak duyuruldu. Hamas’ın cevabı şu şekilde:
“Hamas; Arap, İslami ve uluslararası çabaları, ayrıca ABD Başkanı Trump’ın Gazze Şeridindeki savaşı sona erdirmeye yönelik önerisini takdirle karşılıyor. Trump’ın önerisindeki ilk 9 maddeye (ateşkesin hemen başlaması, esir takası formülü ve İsrail’in tam çekilmesi dahil) olumlu yanıt veriyor ve bunların uygulanmasını destekliyoruz.
Buna karşılık, Gazze Şeridinden İsrail güçlerinin tam çekilmesi karşılığında, Trump planındaki takas oranına göre tüm İsrailli rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasına razıyız, ancak saha koşulları (güvenlik garantileri) sağlandığında. Gazze Şeridinin yönetimini, Filistin ulusal uzlaşısına dayalı, Arap ve İslami destekli bağımsız Filistinli bir yapıya (teknokratlara) devretmeye razıyız.
Diğer maddeler (Gazze’nin geleceği, Filistin halkının devredilemez hakları, uluslararası güçlerin konuşlandırılması ve silahsızlanma detayları) ise kapsamlı bir ulusal pozisyona, ilgili uluslararası kararlara ve yasalara bağlıdır. Bunlar, Hamas’ın tam ve sorumlu katılımıyla kapsamlı bir Filistin ulusal çerçevesinde müzakere edilecek. Silahlar ve uluslararası istikrar gücü gibi detaylar için aydınlatma ve müzakereye açığız. Öncelik, savaşın bitirilmesi ve rehinelerin güvenli takasıdır.”
Alparslan Kuytul Hocaefendi Trump’ın Barış Planı’nı şu şekilde değerlendirdi:
“Burada ilginç olan dinler arası diyaloğun başlatılmasıdır. Bediüzzaman, düşman gemileri İstanbul’a yönelmişken Anglikan Kilisesi’nden gelen ve ‘6 sualimize 600 kelimeyle cevap verin’ yazılı mektuba ‘İstanbul işgal altında, düşman gemilerinin topları da sarayımıza doğru çevrilmiş bir vaziyetteyken bana sen cevap ver bunlara dediler. Onlara 600 kelimeyle değil, 6 kelimeyle de değil, tek kelimeyle de değil; onlara sadece tükürükle cevap veriyorum! Tükürün o hayâsızların yüzlerine! Bir adam bir adamı altına alsa hançeri kaldırsa, tam vuracağı sırada alttaki adam yalvarsa, başından evvel şerefini kaybeder. Yapması gereken tükürmektir, yalvarmak değil’ demiştir. Bediüzzaman bunu dinler arası diyalog kapsamında görüp hoş görebilir ve güzel cevaplar verebilirdi, bunu bir başlangıç olarak kabul edebilirdi. Ama öyle düşünmemiş ve ‘Onlara tükürükle cevap veriyorum” demiştir. Bugün Gazze yerle bir olmuş, 70-80 bin şehit verilmiştir. Açlıktan yüzlerce insan ve bebek ölmüştür. Artık tüm dünya İsrail’den ve İsrail’i destekleyen Amerika’dan nefret etmiştir. Trump öyle bir durumda nefreti azaltmak için ‘Dinler arası diyalog yapalım’ demektedir. Savaş esnasında diyalogdan bahsetmek alay etmektir. Bu anlaşma tavizler verdirerek Filistinli insanların dinini bozma girişimidir. Böylece Müslümanlar dinlerini değiştirecek, onlara yaklaşmaya çalışacak ve yumuşayacaklardır. ‘İstediler ki yumuşak olasın, yağcılık yapasın. Sen böyle olursan onlar da sana karşı öyle olacaklar. O inkâra da kâfirlere itaat etme!’1
Bu anlaşmanın her tarafı hiledir! Bu anlaşma teslimiyet anlaşmasıdır. Hamas eğer bu anlaşmayı kabul ederse 100 yıllık mücadele bitmiş demek olur. Bu anlaşma bu hâliyle kabul edilecek olursa Hamas kendi kendini inkâr etmiş olur. Bu plan Hamas’ı izole etmeyi amaçlayan sinsi bir plandır. Hamas’ın askerî kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın kurucu lideri İzzeddin el-Kassam 1935 yılında şehit edilmiştir. Yani 108 yıldır katliam vardır. Bu anlaşma imzalanırsa İzzeddin el-Kassam’ın, Ahmed Yasin’in, Selahaddin Eyyubi’nin, Hz. Ömer’in, Hz. Peygamber’in ruhu incinir. Bu anlaşmanın imzalanması 108 yıldır boşuna savaşmışız demek olur. Bu anlaşma kabul edilirse yüz binlerce şehidin, bütün Filistin şehitlerinin ruhu incinir.
Hamas halkını düşünmektedir ve çok zor durumdadır. Hamas’a anlaşmayı kabul etmesini söyleyen devletlerin, Hamas’a bir yardımı mı oldu? Mısır, tünelleri kapattı, yardım geçişine engel oldu. Türkiye sadece slogan attı. Hâlâ ticaret devam etmekte İsrail’e ürün gönderilmektedir. Sumud Filosu’nun görüntülerinde, Türkiye’nin ticaret gemisi İsrail’e mal indirmektedir. Hamas bu anlaşmayı kabul ederse, suç Hamas’ta değil, onu yalnız bırakanlardadır.
Rabbim onlara cesaret versin, kuvvetli bir iman nasip etsin, ‘Hasbunallah ve ni’mel vekil’ deyip yollarına devam edebilmeyi nasip etsin.2
1. Kalem, 9
