Güncel Analiz

Alparslan Kuytul Hocaefendi’den GÜNDEME DAİR ANALİZLER

Paylaş:

 

                DİNİ ÖĞRETİLERDEN RAHATSIZ OLAN CHP’DE DİNE DÜŞMANLIK ALGISI DEVAM EDİYOR

 

                CHP milletvekili Özgür Özel, Diyanetin 4-6 yaş grubuna yönelik eğitim çalışmaları için: “Okul öncesi eğitim Diyanetin işi mi Mili Eğitimin işi mi? Çocukları bütün dünya nasıl yetiştiriyorsa öyle yetiştirmek varken bir ‘Orta Çağ’ zihniyetine yönelmenin, bunu kurumsallaştırmaya çalışmanın ne bu cumhuriyete ne bu millete faydası var ne de anayasaya uygunluğu var” dedi. Özel’in bu açıklamasını değerlendiren Alparslan Kuytul Hocaefendi şunları söyledi: “Bu konuda CHP yöneticilerini daha önceki zamanlarda da uyarmıştım. Halkın, yıllardan beri CHP hakkındaki kanaati ‘CHP dinsizdir’ şeklindedir. Son birkaç yıldır CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu daha ılımlı açıklamalar yaparak bu algıyı yıkmaya, ‘dinsiz CHP’ denilmemesini sağlamaya çalışmaktadır. AKP’den kurtulabilmek için de önce bu algıdan kurtulmak gerektiğini düşünüyorlar. Fakat CHP içerisinde bu şekilde yapılan açıklamalar, kesinlikle AKP’nin işine yarayacak ve halktaki o kanaat devam edecektir. Geçtiğimiz yıllarda CHP milletvekili Selina Doğan parlamentoda konuşma yaparken: “Biz Allah’tan değil, hukuktan korkarız!” dedi. CHP yetkilileri ise buna tepki vermedi. Yine CHP’li bir bayan milletvekilini, odasındaki Atatürk resmini temizlik yapmak için indirdi diye partiden ihraç ettiler. Atatürk’ün resmi konusunda bu kadar hassas olan ama “Allah’tan korkmayız” sözüne hiçbir tepki vermeyen CHP acaba bu olayda Özgür Özel’i kınayacak mı? Özgür Özel bazen mantıklı konuşmalar, güzel tespitler yapabilen, güzel noktalar yakalayabilen bir insandı. Fakat bu konuşmasında dini eğitime “Orta Çağ zihniyeti” dedi. Bununla Kur’an’a mı “Orta Çağ zihniyeti” demek istiyor? Hâlbuki Kur’an, Orta Çağ’ı yıkan bir kitaptır. CHP yönetimi Özgür Özel’i bu sözlerinden dolayı kınamalıdır. Özgür Özel de özür dilemelidir yahut CHP onun sözcülük görevini almalıdır.

 

                CHP’de bu şekilde konuşan insanlar olduğu müddetçe CHP hiçbir zaman halk partisi olamaz. AKP’nin oyları da başka partilere gider CHP’nin oyu yine artmaz. Bu halk Müslümandır ve böylesi konuşmalardan nefret eder. Kalplerinde böyle bir iman yoksa bile insan siyaseten böyle konuşmaz. Bu siyasi açıdan da büyük bir hatadır. Ben bir Müslüman olarak evvela iman noktasından buna tepki gösteriyorum. Anladığımız kadarıyla tartışma, ‘4-6 yaş grubuna eğitim vermek Diyanetin mi Milli Eğitimin mi sorumluluğunda olması gerekir’ konusudur. Sonuçta Diyanet de Milli Eğitim de devletin kurumudur ve ikisinde de eğitimli insanlar hoca olmaktadırlar. Çocuklarımız küçükken dini konuları öğrenmesinler mi? Burada basit bazı bilgiler, pedagojiye uygun ilahilerle sevdirilecek tarzda verilecek. Bundan neden rahatsız olunuyor, düşmanca bir tavır sergileniyor?1

                LAİKLİK KORUNUYOR, İSLAM LAİKLEŞTİRİLİYOR

 

                İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Cihad Kısa, sosyal medyaya düşen bir ses kaydında Hz. Meryem hakkında Hz. İsa’nın:“Ben küçükken beni bırakıp bir yerlere gidiyordun” dediğini iddia ederek Hz. Meryem’e zina iftirası attı. Bu açıklama hakkında Alparslan Kuytul Hocaefendi şu yorumda bulundu: Cihad Kısa’nın anlattığına göre Hz. İsa’ya bir gün zina eden birini getirmişler: “Bu kişiyi recmedelim” demişler. Hz. İsa: “Günahsız olanınız, ilk taşı atsın” demiş. Hz. İsa böyle deyince kimse taş atmamış. Yalnızca yaşlı bir kadın iki defa taş atmış, ikisinde de isabet ettirememiş. Üçüncüyü

atacağı esnada Hz. İsa: “Yeter anne” demiş. Meğer o kadın Hz. Meryem’miş. “Yeter. Sen niye atıyorsun? Ben günahsız olan atsın, demiştim. Sen günahsız mısın? Ben küçükken beni bırakıp bir yerlere gidiyordun” demiş. Yani Hz. Meryem’in zina yapmaya gittiğini söylemek istemiş. Öncelikle bir peygamber günahsız olanınız ilk taşı atsın, demez. Allah’ın hükmünü uygular. El kesme, recm gibi bir ceza verileceği zaman günahsız bir insan mı bulacağız? Herkesin günahı vardır. O zaman, hiçbir ceza uygulanamaz. Böyle bir anlayış ve şart İslam’da olamaz. Cihad Kısa’nın felsefenin girdabında kaybolmuş, karışık bir adam olduğu, ilimle de alakasının olmadığı ortadadır. Çünkü ilim sahibi bir insan kaynaklarla konuşur. Bu iddiasını neye dayandırmaktadır? Yahudi ve Hristiyan kaynaklarında böyle bir bilgi mevcut değildir. Çünkü Hristiyanlara göre de Müslümanlara göre de Hz. Meryem iffetlidir. Öğrencilerinden biri bu şekilde itiraz ederek: “Hz. İsa’nın annesine böyle bir şey söylemesi mümkün değil” diyor. Kısa da: “Ben orasını bilemem” diyor. Bu ilim adamlığı mıdır, insan böyle bir lafın kaynağını bilmeden söyler mi? Birisi böyle bir lafı annesi hakkında söylese bilemem der miydi?

 

                Hz. Meryem hakkındaki bu ifadeler Kur’an’ı inkârdır, bunu söyleyen Müslüman değildir. Çünkü Kur’an’a göre Hz. Meryem iffetlidir ve Allah, Hz. Meryem’in temiz olduğunu Kur’an’da açıklayarak, ona bir erkeğin elinin değmediğini ifade eder: “Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?' dedi. “(Bu) Böyledir” dedi: “Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona 'ol' der, o da hemen oluverir.”2 Bir başka ayette Rabbimiz: “Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona 'ol' demesiyle o da hemen oluverdi”3 buyurmuştur. Kur’an Hz. Meryem’in temiz olduğunu ifade ediyor. Cihad Kısa ise Hz. Meryem’in zina ettiğini söylüyor. Bu Kur’an’ı inkârdır, bu haliyle bu kişi Müslüman değildir.

 

                İlahiyatta eğitimler tamamen felsefeye dönüştürülmüştür. Sünnet inkârcıları, mezhep düşmanları bu kuruma devlet tarafından 40 yıldır yerleştirilmiş durumdadır. Devlet, laikliği koruyabilmek için İslam’ı laikleştiriyor. İslam’la laikliğin çatışmasını önlemek için İslam’ı değiştiriyor. Laikliği kabul eden bir İslam anlayışı yayıyor ve bir de böyle kimseler çıkarak başka yönlerden dini bozuyor. İlahiyatların geldiği nokta ortadadır. Kimi Kur’an Allah’ın kelamı değil diyor. Kimi bu hadislere güvenilmez, sünnet bizi bağlamaz diyor. Kimi mezhepleri bırakalım, terk edelim diyor. Kimi cihada, cemaatlere karşı çıkıyor. Kimi kaderi inkâr ediyor. Kimi şefaati inkâr ediyor. İlahiyatlar, laik devletin dininin anlatıldığı yerler olmuştur. Maalesef işin acı tarafı da şu ki; her ilahiyatçı böyle değil ama böyleleri daha cesaretle konuşuyorlar çünkü arkalarında devlet var. Böyle olmayanve ehlisünnet çizgisinde olup, hadisleri, sünneti ve mezhepleri savunanlar, sapık görüşü olmayanlar, korkuyorlar ve konuşmuyorlar. Bunlar çok iyi biliyorlar ki öylelerini devlet esteklemektedir. Devletle karşı karşıya gelmemek için susuyorlar. Şimdi de Cihad Kısa’ya kızanlar, neden onu buralara yerleştiren devlete kızmıyorlar? Bu fikirlerin yayılmasını isteyen, bizzat devletin ve istihbaratın kendisidir. Dini tahrif etme projesi hükümet değil bir devlet projesidir. Devletin tavrını biliyoruz, böylelerini koruyor. Bakalım hükümet ne yapacak, göreceğiz!4

 

  1. youtube.com/watch?v=nP7nKEtOiCA
  2. Al-i İmran, 47
  3. Al-i İmran, 59
  4. youtube.com/watch?v=yA4Ka2xBYpY