İstatistik

Geldiğimiz Nokta: Türkiye’de Artan Boşanma Oranları

Paylaş:

Furkan Nesli Dergisi olarak ülkemizde ve dünyada insanlığın başta olmak üzere İslam ümmetinin geldiği durumu gözler önüne sermek, sorunları tespit edebilmek ve çözüm arayışlarına girmek maksadıyla istatistik verilerini sizinle paylaşmaktayız. İnsanı tanımayan ancak insan üzerinde mutlak tahakküm kurmak isteyen Batı Medeniyeti, insanlığı her geçen gün ayrı bir buhrana/bunalıma sürüklemektedir. Toplumun yapı taşı ve neslin inşasında en önemli kurum olan aile de bu buhranla karşı karşıyadır. Ülkemizde her geçen gün artan bunalım evlilik ve boşanma oranlarında daha da hissedilmeye başlandı. 2001’den bugüne “Kaba boşanma hızı” binde 1,41 iken 2021’de binde 2,07’ye yükseldi. Bu oran 2019’da ise binde 1,9 idi. Son 20 senede kaba boşanma hızı yüzde 47 artış gösterdi.

TÜRKİYE'DE EVLİLİK VE BOŞANMA SAYILARI

TÜİK’in 2001 yılı verilerine göre Türkiye’de 544,322 kişi evlenirken, 91,994 kişi boşanmıştır. 2015 yılında 602,982 kişi evlenirken 131,830 kişi boşanmıştır.  Son olarak 2021 yılında 561,710 kişi evlenirken, 174,085 kişi boşanmıştır.

EVLENME ORANI 20 SENEDE YÜZDE 20 DÜŞTÜ

Bin nüfus başına düşen evlenme sayısına “kaba evlenme hızı” deniliyor. TÜİK verilerine göre kaba evlenme hızı 2001’de binde 8,35 iken 2021’de binde 6,68’e düştü. Bu da son 20 yılda yüzde 20 düşüş anlamına geliyor.

BOŞANMA SAYISININ EVLİLİK SAYISINA ORANI

Boşanma sayısının evlilik sayısına oranı bir ülkede aile yapısındaki gelişimi inceleme açısından önemli bir netice sunmaktadır.  2001 yılında bu oran 16,9 iken, 2002 yılında 18,7, 2003 yılında 16,4, 2004 yılında 14,8 iken 2019 yılında 18,9, 2020 yılında 28, 2021 yılında ise 31’e ulaşmıştır. Gelinen son noktada 100 kişi evlenirken, 31 kişi boşanmaktadır.

BOŞANMA ORANLARI NEDEN ARTIYOR?

Boşanma oranının giderek korkunç bir hal aldığı günümüzde boşanma nedenlerinin başında “sorumsuz ve ilgisiz davranması”, “aldatma”, “evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama”, “dayak/kötü muamele”, “aile büyüklerinin aile içi ilişkilere karışması” gelmektedir.

Buna mukabil ilk sırada yer alan “sorumsuz ve ilgisiz davranma” sebebi ile boşanma erkeklerde %41 iken bayanlarda %34, ikinci sırada yer alan “aldatma” nedeni ile boşanma oranı erkeklerde %8 iken bayanlarda %19’dur. “Dayak/kötü muamele” sebebiyle boşana erkeklerde %1 iken bayanlarda %15’tir. “Evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama” sebebiyle boşanma erkek ve bayanlarda %10’dur.

Ülkemizde ve dünyada teknolojik imkanlar artarkan bu sayımızda ele aldığımız gibi toplumsal değerler yok oluyor. Bunun nedeni insanı tanımayan, ancak insanın ruhu üzerine yönergeler çizen Batı Medeniyetinin ortaya koyduğu nakıs ve tehlikeli değerlerden kaynaklanmaktadır. Vardığımız korkunç tabloda insanlık adına tehlike arz edecek derecede aile mefhumunun içinin boşaltıldığını ve gelecek nesillerin sağlıklı bir ortamda yetişemeyeceklerinin sirenlerinin çaldığını görebiliyoruz. Boşanma oranlarının korkunç bir şekilde artışı neslin psikolojik ve sosyolojik bir yıkıma uğramasına neden oluyor. Maalesef gerçek bir aileden uzak büyüyen neslin sevgi, merhamet gibi toplumu ayakta tutan duygulardan ve değerlerden uzak oluşu toplumsal hezeyanların başlangıcı olmaktadır. *

* Euronews haber sitesinden yararlanılmıştır.