Tarih

Yahudilik Tarihi -1

Paylaş:

7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanından şu ana kadar yaklaşık altı aylık bir zaman geçti. Bu altı aylık süreçte insanlık, Yahudilerin ne kadar zalim ve kan emici olduğunu çok net bir şekilde görmüş oldu. Yeryüzünü fesada uğratmada, mazlumların canını almada, ekini ve nesli helak etmede Yahudilerin ne kadar maharetli(!) olduğunu hep birlikte müşahede ettik ve etmeye devam ediyoruz. Yahudilerin yaptıklarını görünce Kur’an’da kıssaları en çok anlatılan, adı en çok zikredilen ve kendisine en çok peygamber gönderilen kavmin neden İsrailoğulları olduğunu anlamak çok da zor olmasa gerekir. İşte ilk yazısını kaleme aldığımız bu yazı serimizde geçmişten günümüze Yahudilik Tarihi’ni ana hatlarıyla ele almaya çalışacağız. Buna ek olarak “hangi peygamberler Yahudilere gönderilmiştir”, “Yahudiler kimdir”, “tarihi süreçleri nasıl gelişmiştir” ve “neden Rabbimiz bizden önce Yahudilere vermek istediği ‘halifelik’ görevini onlardan geri alıp Müslümanlara vermiştir?” gibi soruların cevaplarını da ortaya koyma gayretinde olacağız.

Bu yazımızı kaleme alırken konuyu Kur’an merkezli anlatmanın yanında yeri geldikçe Yahudilerin kutsal kitabı olan Eski Ahit’ten de alıntılar yapacağız. Yahudilerin tarihi burada birkaç yazıya sığmayacak kadar geniş olduğu için ayrıntılara girmeden olabildiğince ana hatlarıyla konuya yer vereceğiz. Bunun yanında konuya ilgisi olanlar için son yazımızda bir okuma listesi paylaşmayı düşünmekteyiz.

Yahudilerin tarihini anlatmaya başlamadan önce Yahudiler için kullanılan isimlere ve ne anlama geldiklerine kısaca temas ederek konuya giriş yapalım. Tarihi süreçte Yahudiler için birçok isim kullanılmıştır. Bu isimlerin en çok bilinenleri; Yahudi, İsrail, İbrani, Musevi ve Çıfıt/Çufut olarak sıralanabilir. Bu isimler genellikle birbirinin yerine kullanılıyor olsa da her isim aslında belli bir döneme işaret etmektedir.

Tevrat’a göre bütün insanlar tek bir atadan gelmiş ve Hz. Nuh’a kadar da insanlar arasında ırk yönünden herhangi bir ayrım olmamıştır. Geleneksel Yahudi anlayışına göre Hz. Nuh’un Ham, Sam ve Yafes isminde üç oğlu vardır ve her oğlu da bir milletin atası olma özelliğine sahiptir. Bu üç oğlundan Sam diğerlerinden daha seçkin bir yere sahiptir. Sam’ın soyundan gelen Eber ise Hz. İbrahim’in büyük atasıdır. Bu yüzden Hz. İbrahim’e Eber’in soyundan gelen manasında İbrani, onun konuştuğu dile de İbranice denmiştir. İbrani terimi, Yahudiler tarafından ilk atalar olarak kabul edilen Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup ile onların çocuklarını kapsarken Hz. İsmail bu terimin dışında kabul edilmiştir. İsrail ismine gelince yine Tevrat’a göre Hz. Yakup, Tanrı ile sabaha kadar güreşmiş1 fakat Tanrı Hz. Yakup’u yenememiştir. Bu olaydan sonra Hz. Yakup’a tanrı ile güreşen manasında İsrail ismi verilmiştir. Onun soyuna da İsrailoğulları (Beni İsrail) denmiştir. Yahudilere, Yahudi denmesinin nedeni ise Hz. Yakup’un oğullarından birinin isminin Yahuda olmasından kaynaklanmaktadır. Musevi ismine gelince Hz. Musa’nın kavmi olmaları bakımından bu isim kullanılmıştır. Çıfıt/Çufut ise çok bilinmese de Ortaçağ’da Yahudiler için kullanılan isimlerden birisidir. Bu isim Yahudileri aşağılamak için kullanılmış olup günümüzde pek bilinmemektedir. Kur’an-ı Kerim’de İsrail, İsrailoğulları (Beni İsrail) ve Yahudi kelimeleri geçmektedir. Kur’an’da Hz. İsa’dan önceki Yahudilerin İsrailoğulları, ondan sonraki Yahudilerin ise Yahudi adıyla anılması dikkat çeken hususlardan bir tanesidir. Yahudiler için kullanılan isimleri zikrettikten sonra Yahudi tarihini anlatmaya başlayabiliriz. Yahudi tarihini altı ana bölümde ele almak mümkündür.

  1. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup Dönemi
  2. İsrailoğulları’nın Tarih Sahnesine Çıkışı ve Mısır Tecrübesi
  3. Mısır’dan Çıkış ve Krallığın Kurulmasına Kadar Olan Dönem
  4. Krallığın Bölünmesinden Babil Sürgününe
  5. Babil Sürgününden Kudüs’ün Tahrip Edilmesine Kadar Geçen Dönem
  6. Yeryüzüne Dağılmalarından Günümüze Kadar Olan Dönem

 

  1. Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup Dönemi (Yaklaşık M.Ö. 2000-1700’lü yıllar)

Yahudiler, kendi tarihlerini Hz. İbrahim ile başlatır. Yahudi geleneğine göre Hz. İbrahim ilk Yahudi’dir.2 Hz. İbrahim Ur şehrinde dünyaya gelmiştir. Hz. İbrahim’in doğduğu toplum putperestti hatta babası Azer de put yapıcısıydı. Hz. İbrahim’in putları kırması ve ateşe atılması hadiseleri burada meydana gelmiştir. Daha sonra babası Azer, ailesini alarak Harran’a göç etmiştir. Bunun ardından Tanrı, Hz. İbrahim’e Kenan diyarına (günümüzdeki Filistin topraklarına) göç etmesini emretmiş ve Hz. İbrahim de ailesini ve Hz. Lut’u3 alarak Kenan diyarına gitmiştir. Kenan diyarında kuraklığın baş göstermesiyle bir müddet Mısır’a giden Hz. İbrahim daha sonra Kenan diyarına tekrar dönmüştür. Hz. İbrahim’in iki eşi vardır. Bunlardan biri Sara diğeriyse Hacer annemizdir. Hz. İbrahim’in 86 yaşına kadar çocuğu olmamıştır. Onun ilk çocuğu Hz. Hacer annemizden doğan Hz. İsmail’dir. Diğer çocuğu Hz. İshak ise Hz. İbrahim 99 yaşındayken diğer eşi Sara annemizden dünyaya gelmiştir.4 Yahudiler kendilerinin Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İshak’ın soyundan geldiklerine inanırlar. Bu inançlarında Hz. Hacer annemizin köle olmasının ve Hz. İsmail’in de köle bir kadının oğlu olmasının etkisi büyüktür. Hz. Hacer Mısır’dayken Firavun’un kölelerinden birisiydi. Fakat bu durum onun şerefine gölge düşürmemektedir. Nitekim İslam’dan önce Bilal Habeşi, Zeyd bin Harise gibi isimler de birer köleydi. Müslüman olunca hür ve izzetli oldular. Müslümanlarsa Hz. İsmail’in soyundan gelmektedir. Peygamber Efendimiz de Hz. İsmail’in soyundan gelir. Bu yüzden Müslümanlara İsmailoğulları da denmiştir.5

Hz. İbrahim’in yaşadığı en önemli ve ağır imtihanlardan birisi kurban imtihanıdır. Tevrat’ta ve Kur’an’da anlatıldığına göre Allah Azze ve Celle, Hz. İbrahim’den ihtiyarlık yaşlarına gelince sahip olduğu biricik oğlunu kurban etmesini ister. Tevrat’a göre bu çocuk Hz. İshak iken Kur’an’dan anlaşıldığı kadarıyla bu çocuk Hz. İsmail’dir. Bilindiği üzere Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail bu kurban imtihanını da başarıyla geçmiş ve teslimiyetin sembolleri olmuşlardır.

Hz. İbrahim’in oğlu olan Hz. İshak’tan iki oğul dünyaya gelmiştir. Birinin adı Yakup diğerinin adı ise Esav’dır. Yahudiler kendi tarihlerini Hz. İshak’tan sonra Hz. Yakup’a dayandırırlar. Hz. Yakup’un iki eşinden 12 çocuğu olmuştur. İsrailoğulları’nın 12 kabilesinin kökeni buraya dayanmaktadır. Bu 12 çocuğundan biri Hz. Yusuf’tur. Hz. Yusuf’la birlikte Yahudilerin Mısır serüveni başlayacaktır. Bir sonraki yazımızda Hz. Yusuf ve Yahudilerin Mısır serüvenini ele almak temennisiyle…

  1. Tahrif edilmiş olan Tevrat’ta vasfedilen Tanrı, insani özellikler taşıyabilmektedir. Tevrat’ın farklı pasajlarında Tanrı’nın yorulan, dinlenmeye muhtaç olan, göremeyen, güreşen vb. insani hallere sahip olduğu yazmaktadır. Yahudi inanç esaslarında Tanrı’nın tek ilah olması konusu genel kabul edilen bir husus iken Tanrı’ya atfedilen insani özellikler onun kudreti ve azametine gölge düşürmektedir. Bu durum Tanrı’yı insan seviyesine indirmek olup İslam’a göre değerlendirildiğinde küfür olarak kabul edilmektedir.
  2. Hristiyanlar da Hz. İbrahim’in Hristiyan olduğunu iddia ederler. Kur’an-ı Kerim onların bu iddialarını şu ayetle reddeder: "İbrahim ne bir Yahudi ne de bir Hristiyandır. O, sadece hanif bir Müslümandı/Allah’a teslim olandı. O müşriklerden değildi." (Ali İmran, 67)
  3. Lut Hz. İbrahim’in kardeşinin oğludur yani yiğenidir.
  4. Kur’an’da geçen şu ayet Hz. Sara annemizin ifadelerini bize aktarmaktadır: "Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi." (Hud, 72)
  5. 1987 yılında dönemin ABD başkanı Ronald Reagan’ın Ortadoğu’da yaşananlar ile ilgili: “Ortadoğu’da son İsmailoğlu’nu çölün derinliklerine sürünceye kadar mücadelemiz devam edecektir” şeklindeki ifadeleri Ehli Kitab’ın Müslümanlara bakışını ortaya koyması açısından oldukça önemlidir.