Alıntı

Demokrasi Maskeli İşgal: Condoleezza Rice’ın “Dönüşüm” Tuzağı

Paylaş:

 

2005-2009 yılları arasında ABD’de Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Danışmanlığı yapmış olan Condoleezza Rice 2003 yılının Ağustos ayında The Washington Post gazetesinde ‘Ortadoğu’yu Dönüştürmek’ adlı bir makale yayınlamıştır. Aslında bu bir makaleden çok Ortadoğu’yu parçalara ayıracak olan Irak, Suriye vb. işgallerin entelektüel ve politik kılıfı olmuştur.

Yazıyı incelemeden önce daha iyi anlaşılması açısından yazıda kullanılan bazı kavramları ve açıklamalarını incelemek yerinde olacaktır. Rice’in makalesinde dikkat çeken anahtar kavramlardan bazıları şunlardır:

Freedom Deficit: Özgürlük açığı (Bölgedeki halkların geri kalmışlığının sebebi olarak kullanılmaktadır.)

Ideologies of Hatred: Nefret ideolojileri (Radikal akım olarak nitelendirilmek istenen zümreler için kullanılmaktadır.)

Generational Commitment: Nesiller Boyu Taahhüt (Ortadoğu'daki değişim sancısının kısa sürmeyeceğini, ABD’nin bölgede onlarca yıl kalması gerektiğini ifade eder. Bu, kalıcı işgalin ve uzun vadeli BOP planının diplomatik ifadesi olarak kullanılmaktadır.)

Status Quo: Statüko (Rice’ın makalesindeki en sinsi kelimelerden birisi olup, "Statüko değişmeli" diyerek aslında Müslümanların güçlü devletlerini ve direnen halklarını, coğrafyanın siyasi bütünlüğünü hedef almak için kullanılan kavram olmaktadır.)

Rice yazısına ‘60 yıllık hatalı istikrar’ vurgusu ile ABD’nin yıllarca Ortadoğu’da demokrasi pahasına istikrar arayışında olduğu ve sonucunda ne demokrasi ne de istikrar meydana getiremediğini ifade etmiş ve bölgedeki ‘özgürlük açığının’ kapatılması gerektiğini belirtmiştir. Gerçekten ABD’nin Ortadoğu'daki devletleri taş devrine döndürmek için yaptığı işgalleri ‘dostane’ bir kıvama büründürecek olan o sihirli ama tuzak kelime buydu ‘özgürlük’.... Bu kelime ile ABD’nin bölgede kendi çıkarlarına uygun değişimler yapacağının itirafı yapılmış oldu. Rice yazısının devamında: “Bazıları Ortadoğu’nun ve İslam dünyasının demokrasi için uygun olmadığını savunmuş. Ancak aynı şey geçmişte Almanya ve Japonya için de söylenmişti.”1 Özgürlük her kültürün ve her insanın hakkıdır ifadeleri ile demokrasiyi bir kılıf olarak sunarak, bölgeye yapılacak olan müdahaleyi meşrulaştırma çabasında olmuştur.

Rice, Irak’taki rejimin değişmesinin sadece bu ülkeyle sınırlı kalmayacağını, tüm bölgeyi etkileyecek bir ‘model’ olacağını savunmaktadır. Böylelikle, model kavramı üzerinden Irak işgaline benzer işgallerin bölge ülkelerinde gerçekleştirileceğini üstü kapalı ifade etmektedir. Makalesinde daha da ileri giden Rice, bölgedeki geri kalmışlığın ve radikalleşmenin sebebinin İslam dini olmadığı, asıl meselenin siyasi olduğunu vurgulayarak, bölgeye yapılacak olan askeri müdahaleyi din savaşı (Haçlı Seferi) gibi görünmesini engelleyip ‘halkları özgürleştirme’ operasyonu olarak kamufle etmektedir. Dolayısıyla BOP projesinin temel hedeflerinden olan bölgedeki güçlü devletlerin (Irak, Suriye, Mısır) etkisizleştirilmesi süreciyle benzer maksatlar açıkça görülmektedir.

Condoleezza Rice, 2003’teki makalesinde “özgürlük” ve “demokrasi” diyerek kirli işgal planının üzerini örtmüştü. Ancak bu örtünün altında neyin gizlendiği, üç yıl sonra ABD’li eski asker Ralph Peters’ın yayımladığı ‘Blood Borders’ (Kanlı Sınırlar) haritasıyla açıkça ortaya çıkmıştır. Rice’ın diplomatik bir dille müjdelediği dönüşüm, Peters’ın haritasında Müslüman coğrafyasının paramparça edilmesi olarak somutlaşmıştır.

Eski ABD Ordusu Yarbayı Ralph Peters’in Kanlı Sınırlar: Daha iyi bir Ortadoğu nasıl görünürdü? Makalesinde Ortadoğu için çizdiği harita

Haritada görüldüğü üzere, Türkiye İran ve Irak’tan alınan topraklarla İsrail’e göbekten bağlı karakol devletler oluşturulmuştur. Irak üç ayrı devlete bölünmüş, Suudi Arabistan’dan Mekke ve Medine çıkartılmış ve Vatikanvari bir ‘İslami Kutsal Devlet’ görünümü aldırılmıştır. Bölgedeki güçlü devletlerden olan Irak, Suriye, Mısır tasfiye edilerek İsrail’e tehdit oluşturacak devletler ortadan kaldırılmıştır. Böylelikle BOP'un temel hedeflerinin somutlaştırılması Peters eliyle gerçekleştirilmiştir.

Condoleezza Rice’ın makalesinde ekonomik dönüşümden, askeri işgale, oradan kültürsüzleştirmeye kadar farklı sahalardan kuşatma planı gizli olarak savunulmuştur. Bu gizli plan, BOP'un başarılı olması için gerekli olan tüm işgal altyapısını meydana getirmiştir.

Rice’ın yazısından sonra bölgeye yapılan ABD işgali devamında, “özgürlük” söylemleri adı altında Arap Baharı meydana gelmiş ve 2011 yılı sonrasında bölge yangın yerine dönmüştür. Libya lidersizliğe, Suriye iç savaşa ve milyonlarca mültecinin yollara düşmesine sebep olunmuştur. Ayrıca Rice’ın “Demokrasi ihracı” tuzağı ile sadece sınırlar değil, Müslümanların zihin dünyasına girilmiş ve Batı kapitalizmine uyumlu bir Müslüman modeli oluşturulmuştur. Bu sonuçlar BOP projesinin meyve vermesi sonucunu getirmiştir.

Müslümanlar İçin Çıkarılacak Sonuç

Müslümanlar için temel hedef İslam medeniyeti olmadıktan ve bu hedef uğruna mücadele edilmedikten sonra, Müslüman coğrafyalar üzerinde birçok tehlikeli proje gerçekleştirilmeye devam edecektir. İslam düşmanları büyük bir şiddetle düşmanlığa ve zorbalığa devam etmektedir. Bizim için gerekli olan Allah’ın vahyine sarılmak ve O’nun hükmünün tamamen geçerli olduğu İslam medeniyeti için çabalamayı görev edinmektir. Ayrıca, üzerimizde kurgulanan kirli planları bertaraf edecek niteliğe ulaşmamıza şiddetle ihtiyacımız vardır. Bunun yolu Allah yolunda eğitim almak, Nebevi Hareket Metodunu öğrenmek, siyaset ve strateji gibi kritik konulardan bihaber Müslümanlardan olmamaktadır.

1-     Rice, Condoleezza. "Ortadoğu’yu Dönüştürmek." The Washington Post, 7 Ağustos 2003

2-     Peters, Ralph. "Blood Borders: How a better Middle East would look." Armed Forces Journal, Haziran 2006