Dünyanın başına bela olmuş, adeta illetli bir kanser hücresi gibi tüm dünyaya yayılan, “kan emici” ve “büyük şeytan” benzeri sıfatlarının hakkını fazlasıyla veren emperyalist Amerika’nın dünyayı, bilhassa “üçüncü dünya ülkeleri”nin hayatlarını altüst ettiği aşikâr bir gerçektir. Bu yazımızda ABD’nin 20 yıldır sistematik bir şekilde yürüttüğü en büyük ve en kanlı projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin Ortadoğu üzerinde meydana getirdiği tahribatı sayısal verilerle ortaya koymaya çalışacağız:
11 Eylül 2001’den 2023’e kadar ABD hükümetinin terörle mücadele adı altında yer aldığı en şiddetli çatışmalarda, savaşın insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisini inceleyen bir rapora göre; 11 Eylül sonrası Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye ve Yemen’deki savaş bölgelerinde ölüm sayısı (doğrudan ve dolaylı olarak toplam) en az 4,5-4,7 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Afganistan, Irak, Somali, Suriye ve Yemen’deki çocukların da dahil edildiği başka bir çalışmada ise 7,6 milyon çocuk zayıflık ya da akut yetersiz beslenme sorunu yaşamaktadır.1
Genel tablonun ardından ülkelerin özelinde durumu inceleyelim:
1. IRAK: “Demokrasi” Kılıfıyla Gelen Katliam
İnsani Bilanço: Amerika, 2003 yılında Saddam Hüseyin’in “kitle imha silahları” ürettiği ve terör örgütlerine destek verdiği iddiasıyla Irak’ı işgal etti ve Irak halkı yıllarca sürecek bir kabusa uyandı. İngiliz bağımsız araştırma şirketi ORB International’ın (Opinion Research Business) 2007-2008 yılları arasında Irak’ta gerçekleştirdiği saha araştırmasının verilerine göre 2003-2008 yılları aralığındaki sadece 4-5 yılda 1,2 milyondan fazla insan öldürülmüştür.2 Dünyanın en eski tıp dergilerinden olan Lancet, 2006 yılında yaptığı anket sonuçlarından ölüm sayısını 654.965 olarak tahmin etmiş3, bağımsız bir araştırma grubu da bu verileri savaşın şiddetinin devam ettiği 2007-2011 aralığına oranlayarak ölü sayısının 1,2 milyon ila 1,5 milyona çıktığı sonucuna ulaşmıştır.4 Yapılan birçok araştırmayı “pasif raporlama” olarak adlandıran ve resmi kayıtların sadece buzdağının görünen kısmını yansıttığını savunan bağımsız gazeteci ve yazar Nicolas J.S. Davies kendisiyle yapılan bir röportajda: “Bizim tahminimize göre Amerika ve İngiltere’nin Irak’ı işgalinin sebep olduğu ölüm miktarı 2003’ten bu yana (2018) 2,38 milyondur”5 diyerek gerçek rakamın boyutlarını gözler önüne sermiştir. Bu rakamlara doğrudan olarak savaş sebebiyle ölenlerin yanı sıra artan kanunsuzluk, bozulan altyapı, daha kötü sağlık hizmetleri, kıtlık vb. nedenlerden kaynaklanan ölümler de dahildir. Bu tablo, Amerika’nın Irak’tan resmi olarak çekildiği 2011 yılına kadar yaşanan kayıpları aktarırken; 2011 sonrası Amerika’nın yerine bıraktığı IŞİD sebebiyle ülkedeki iç karışıklıklar devam etmiştir. Bu iç çatışmalar nedeniyle de on binlerce insan hayatını kaybetmiştir.
Yerinden Edilenler: BM Mülteci Örgütü 2007 verilerine göre 4,7 milyon Iraklı ülkelerinden göç etmek zorunda kalmış ve mülteci durumuna düşmüştür.6
Açlık ve Yoksulluk: Irak, dünyanın en zengin petrol rezervlerinden birine sahip olmasına rağmen, BM Dünya Gıda Programı verilerine göre 4 ila 7 milyon insan açlık sınırı altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Bu durum, bölge kaynaklarının halka değil, işgalci güçlerin kurduğu sömürü düzenine aktığının en somut istatistiksel kanıtıdır.
ABD cephesinden bakacak olursak; Irak savaşı sürecinde 7.057 ABD askeri çatışmalarda ölürken 30.177 askerin ise (bu rakamın 4 katı) intihar ederek öldüğü kaydedilmiştir.7 Üstelik ABD hükümeti ve istihbaratı da halk arasında oldukça itibar kaybetmiştir.
2. AFGANİSTAN: 11 Eylül Bahanesinin En Uzun ve En Pahalı Bedeli
İnsani Bilanço: Amerika, 2001’de “teröre karşı savaş” ve “demokrasi getirme” vaadiyle Afganistan’ı işgal etti. Al Jazeera’nın 2021 analizine göre işgalden itibaren 241.000 kişi doğrudan savaş şiddetiyle öldü; yüz binlerce sivil ise açlık, hastalık ve altyapı çöküşü nedeniyle dolaylı yollardan hayatını kaybetti.8 Nicolas J.S. Davies bu rakamın yaklaşık 875.000 olduğunu tahmin etmektedir.
Açlık ve Yoksulluk: ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından sağlık hizmetlerine yönelik tüm yabancı fonlar aniden kesildi ve bir ay sonra Afganistan’daki sağlık tesislerinin %80’inden fazlasının işlevsiz olduğu bildirildi. Sağlık hizmetlerinin eksikliğinden dolayı Afganistan’da Ocak ve Mart 2022 tarihleri arasında yaklaşık her on yeni doğan bebekten biri öldü. Sadece üç ayda 13.000’den fazla bebek yaşamını yitirdi.9 Nüfusun %70’i açlık sınırı altında yaşıyor. 2025’te 17 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliği çekiyor.
Yerinden Edilenler: Anadolu Ajansı ve UNHCR verilerine göre 2025’te yalnız 2,9 milyon Afgan ülkelerine geri döndü (1,9 milyon İran’dan, 1 milyon Pakistan’dan). 2023-2025 arası toplam 5,4 milyondan fazla dönüş gerçekleşti. Hâlâ milyonlarca Afgan mülteci statüsünde ve ülke içinde yerinden edilmiş durumda.
3. SURİYE: Ümmetin Parçalanmış Coğrafyası
İnsani Bilanço: Suriye İnsan Hakları Gözlem Merkezi, 2018 yılında 106.488 sivil, 247.447 savaşçı olmak üzere 353.935 kişinin öldüğünü raporlamıştır. Fakat pasif raporlamanın gerçek sayının sadece beşte birine ulaşabildiğini söyleyen Davis savaşlar sonucu ölümleri hesaplayıp tahmin ettiği çalışmasında Suriye’de ölü sayısının 1,5 milyona ulaştığını tahmin etmektedir.10
Tutuklama ve İşkenceler: Suriye İnsan Hakları Ağı’nın (SNHR) raporuna göre rejim 2011’den bu yana yaklaşık 1,2 milyon vatandaşı tutuklayıp serbest bırakmış, Mart 2023 itibarıyla ise aralarında 3.691 çocuk ve 8.473 kadının da bulunduğu en az 135.253 kişi tutuklu bulunmaya devam ediyor. Ayrıca 2011-2023 arasında rejim güçlerinin hapishanelerde yaptığı işkence sonucu 15.038 kişinin hayatını kaybettiği de paylaşılmıştır.11
Yerinden Edilenler: Savaşın yarattığı kaos, sağlık ve ekonomik çöküş nedeniyle milyonlarca kişiyi etkilemiştir. 6,8 milyonu iç, 5,5 milyonu dış mülteci olmak üzere 12-13 milyon kişi (nüfusun yarısından fazlası) yerinden edilmiştir. 2024 sonu-2025’te geri dönüşlerin başlamasıyla yaklaşık 2 milyon Suriyeli ülkesine dönüş yaptı ancak hâlâ 16,5 milyon kişi insani yardıma muhtaçtır.12
Açlık ve Yoksulluk: Bölgedeki nüfusun %97’si aşırı yoksulluk içindedir. Nüfusun %80’inden fazlası gıda güvencesinden yoksundur. Eğitimden mahrum çocukların sayısı ise 2,4 milyondur.13
Maddi Yıkım: 14 yıl süren iç savaş, Suriye ekonomisini büyük ölçüde çökertmiştir. Birleşmiş Milletler raporlarına göre ülkenin yeniden inşası için en az 400 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır.14 Bazı uluslararası analizler ise bu maliyetin 900 milyar dolara kadar çıkabileceğini belirtmektedir. Savaş öncesinde petrol gelirleri ülkenin ihracatının yaklaşık dörtte üçünü oluştururken, üretim günlük yaklaşık 380–400 bin varilden 30–100 bin varil seviyelerine gerilemiştir.15 Elektrik santralleri, rafineriler ve dağıtım altyapısının büyük bölümü tahrip olmuş, ülke genelinde günlük elektrik kesintileri 20 saatin üzerine çıkmıştır.
4. LİBYA: Petrol İçin Parçalanan İstikrar
İnsani Bilanço: Afrika’nın en yüksek refah düzeyine sahip ülkelerinden biri olan Libya, NATO müdahalesiyle kabile savaşlarına mahkûm edilmiştir. 8 Eylül 2011’de, Ulusal Geçiş Konseyi’nin (NTC) araştırmasına göre 30.000 kişi öldürülmüş, 4.000 kişi de kayıptır. Nicolas J.S. Davies’in tahminine göre ise ölüm sayısı yaklaşık 250.000’dir. Yerinden edilenlerin sayısı ise 435.000 olarak açıklanmıştır.16
Maddi Yıkım: Petrol sahaları, limanlar, elektrik/su şebekeleri, yollar ve şehirler ağır hasar görmüştür. 2011’den beri toplam ekonomik maliyet yaklaşık 576 milyar doları bulmuştur. 2011’de günlük 1,6 milyon varil olan petrol üretimi, çatışmalar nedeniyle 200 bin varile kadar düşmüştür.17
5. YEMEN: Unutulan Soykırım
İnsani Bilanço: Birleşmiş Milletler, Mart 2015’te ABD’nin dolaylı girişimleriyle başlayan Yemen iç savaşında 2021 yılı sonuna kadar doğrudan ve dolaylı nedenlerle 377.000 kişinin öldüğü tahmin ediyor. UNDP (BM Kalkınma Programı) raporuna göre, Yemen’deki ölümlerin yaklaşık %60’ı (227.000) doğrudan kurşunla değil; açlık, önlenebilir hastalıklar ve sağlık hizmetlerine ulaşılamaması gibi dolaylı nedenlerle gerçekleşmiştir. Londra merkezli çocuklara yardım örgütü Save the Children, sadece 2015 ile 2018 arasında 85 bin çocuğun “ciddi akut açlık” sebebiyle öldüğünü rapor etmişti.
Açlık ve Yoksulluk: BOP’un stratejik kör noktası ve “silah pazarı” olarak kullanılan Yemen, dünyanın en büyük açlık krizine mahkûm edildi. 29 milyonluk nüfusun yaklaşık 22 milyonunun insani yardıma muhtaç hale geldiği Yemen’de halkın %75’i gıda başta olmak üzere sağlık ve temizlik gibi temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır. Yardıma muhtaç insanların yarıdan fazlasını, yani 11,3 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır. Nüfusun %65’i (yaklaşık 20 milyon kişi) güvenli içme suyuna ve temel sanitasyon hizmetlerine erişememektedir. Temiz suya erişimin yok edilmesiyle birlikte 2017’den bu yana çok büyük bir kolera salgını yaşanmıştır.
Maddi Yıkım: Zengin petrol ülkeleri ile çevrili olduğu halde ekonomik anlamda en fakir İslam ülkeleri arasında yer alan Yemen’de, UNICEF verilerine göre, 2.500’den fazla okul yıkılmış veya askeri amaçlarla kullanılmaktadır. Bu durum 2 milyondan fazla çocuğun eğitimden tamamen kopmasına neden olmuştur.
ABD’nin Çıkarı: SIPRI (Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü) raporlarına göre, ABD’nin Yemen operasyonlarını yürüten koalisyon güçlerine (özellikle Suudi Arabistan ve BAE) yaptığı silah satışı milyarlarca doları bulmaktadır. 2015-2020 yılları arasında sadece Suudi Arabistan’a yapılan silah ihracatı (64 milyar dolar) ABD’nin toplam silah ihracatının %24’ünü oluşturmuştur. Satılan uçakların bakımı, mühimmat tedariki ve istihbarat desteği için Amerikan savunma sanayi devleri Yemen Savaşı üzerinden devasa kârlar elde etmiştir.
Ele aldığımız ülkeler ABD sebebiyle doğrudan savaşa girmiş, üst düzey kayıplar vermiş ve bazıları kayıp vermeye devam eden ülkelerdir. Elbette BOP’un sebep olduğu tahribat bu kadarla sınırlı değildir ve maalesef bu kadarla da kalmayacaktır. Rabbimiz İslam ümmetinin bu kanlı ve emperyalist ellerden kurtulduğu günleri görmeyi nasip eylesin.
1- Savell, S. (2023). Ölüm savaştan sonra nasıl devam ediyor: 11 Eylül Sonrası Savaşların İnsan Sağlığı Üzerindeki Yankılanan Etkisi. Costs of War Project, Brown University.
2- Opinion Research Business. (2007). More than 1,000,000 Iraqis murdered. (1 milyondan fazla Iraklı öldürüldü).
3- Burnham, Gilbert; Lafta, Riyadh; Doocy, Shannon; Roberts, Les (2006). “Mortality after the 2003 invasion of Iraq: a cross-sectional cluster sample survey” The Lancet.m368(9545):1421–1428.
4- Just Foreign Policy. (2011). Iraqi death estimator.
5- Davies, N. J. S. (2018, March 22). How many millions have been killed in America’s post-9/11 wars? Part one: Iraq. Global Research.
6- https://www.unhcr.org/tr/istatistikler
7- Suitt, T. H. (2021). 11 Eylül Sonrası Savaşlarda Görev Alan ABD Askeri Personeli ve Gazileri Arasında Yüksek İntihar Oranları. Costs of War Project, Brown University.
8- Haddad, M. (2021). Afghanistan: Visualising the impact of 20 years of war. Al Jazeera.
9- Brown Üniversitesi, Savaşın Bedeli Projesi
10- Davies, N. J. S. (2018, March 22). Libya, Syria, Somalia and Yemen: How Many Millions Have Been Killed in America’s Post-9/11 Wars? Part three. Global Research.
11- Abdulghany, F. (2025, October 8). The Assad regime detention and torture system in the expanded report of the Independent International Impartial Mechanism. Syrian Network for Human Rights.
12- https://www.unrefugees.org/emergencies/syria/
13- HNO, Syrian Arab Republic Humanitarian Programme Cycle 2023, 2023.
14- United Nations, Syria Reconstruction Needs Exceed $400 Billion, çeşitli BM yetkili açıklamaları ve raporları.
15- U.S. Energy Information Administration, Syria Energy Profile
16- Daw, M. A., El-Bouzedi, A., & Dau, A. A. (2015). Libyan armed conflict 2011: Mortality, injury and population displacement. African Journal of Emergency Medicine, 5, 101–107
17- “Libya Economic Outlook,” World Bank Reports, 2024
