Sayı 10

Müjdelenen Peygamber

Müjdelenen Peygamber

(Şubat 2012)

Editörden:

“Ey menba-ı lutf u cûd!

Yerin makâm-ı mahmûd

Yaradılmıştan maksûd

Sensin Yâ Rasûlallâh.”


Bismillâhirrahmanirrahim

“Müjdelenen Peygamber”in ümmeti olmakla bize şeref veren Rabbimize sonsuz hamd, davanın çilekeş peygamberine ise salât ve selam olsun.

İnsanlığın yeniden çıkmaza girdiği ve gözlere perdenin indiği bir zamanda, kâinat Peygamberimiz’in gelişiyle dirildi. Henüz gelmeden başlamıştı onu müjdeleyen ayetler ve sözler.  İbrahim (a.s.) bekler, İsa (a.s.) bekler, Yahya (a.s.) bekler, Bahira bekler, mazlumlar bekler ve tüm ümmet bekler gelişini… 

Allah Rasûlü (s.a.v.), yeryüzünde insanların nasıl bir din anlayışına sahip olmaları gerektiğini öğretmek için gönderildi. Nasıl bir ilaha inanmamız ve hayata nasıl bakmamız gerektiğini ondan öğrendik. Kızlarını diri diri toprağa gömenleri Hz. Ömer haline getiren, dinin hakikatini anlatan, huzurun, insan olmanın ve medeniyetin yolunu öğreten bir Rasûl, elbetteki tüm insanlığa bir müjdedir. Batılı düşünür Thomas Carlyle: “İnsanlar her şeyden daha fazla Hz. Muhammed’e kulak vermelidir. Diğer bütün sözler onun karşısında boş sözlerdir” derken, Peygamberimiz’e olan hayranlığını itiraf etmektedir. 

Bundan sonraki çağlar, Kur’an’ın ve insanlığın iftihar tablosu olan Efendimizin çağıdır. Kulak verilecek mesaj onun mesajı, uzun ve karanlık yolda yolumuzu aydınlatan nur, onun nuru olacaktır. Peygamberimizin gelişi nelere müjde olduysa, ümmetinin dirilişi ve ayağa kalkması da aynı şeylere müjde olacaktır.

Peygamberimiz’i anlattığımız dergimiz, onun adıyla ve vasıflarıyla daha bir kıymet kazandı bu ay. Rabbimiz, Peygamberimiz’in mesajını anlamayı ve yaşamayı, Mahşer günü ise şefaatine nâil olmayı nasip etsin diyerek sizleri dergimizle baş başa bırakıyorum. Allah’a emanet olun…

Paylaş: